¤°´¯`°¤ .¸_¸.¤°´¯`°¤ FATMA46 ¤°´¯`°¤ .¸_¸.¤°´¯`°¤

Ana Sayfa Profilim Arşiv

Image Hosted by ImageShack.us

Hakkımda

Sahip olmak istedigin ama sahip olamadigin her sey Gormek istedigin ama goremedigin herkes Duymak istedigin ama duyamadigin her soz Aslinda benim icin HER SEY


Image Hosted by ImageShack.us

Kategorilerim

  • edebiyat
  • guzel sozler
  • hobi
  • Islami bilgiler
  • kıssadan hisse
  • yemek


  • Image Hosted by ImageShack.us

    Yazılarım

    Ali'min doğum günü
    Bayramınız mübarek olsun
    Hadislerde ANNE!
    Doğum günün kutlu olsun ey MUHAMMET MUSTAFA
    DUA
    Köyün ağası
    10 süper yiyeceğine sofranızda yer vererek hayatınıza yıllar ekleyebilirsiniz
    ..CUMANIZ MÜBAREK OLSUN..
    Hayatınızı iktisatla mı, israfla mı yaşıyorsunuz?
    99 KİŞİYİ ÖLDÜREN ADAM
    Esma-i Hüsnâ İle Tedavi
    İNSANLARI TANIMAK ZOR
    ÖDÜL
    GİDİYORUM
    Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz
    -BESMELE-
    BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN...
    yokluğun boynumu büküyor gülüm.
    ÖZLEDİM
    KUTLAMA
    KERMES GÖRÜNTÜLERİ
    AYRILIK
    GERÇEK (!) DOST
    İnşaAllah derse yakaran İnşa eder Yaradan!
    Hüzünlü dualarım vardı benim...


    Image Hosted by ImageShack.us

    Arkadaşlarım

    busu
    nefise45
    meleksoylu
    1o1n1u1r
    yaziruhu
    mechulsair09
    mineabla
    benpacella
    nazarboncugu1976
    oznurlahersey
    canimmustafam
    ezgim3
    edablogdunyasi
    kocaustaninmutfagi
    eliminemegi
    edaca30
    serpil69
    banucagri
    HazanMevsimleri
    sevgiyleyolculuk
    tumguzellikler
    Ebrar67
    yolcurehberi
    sivist
    sados
    sadiyedemir
    okyonusmelegi
    orenanne
    mgezer38
    guden
    yemekkazani
    1964annenintarifleri
    yurdanur45
    atkadehielinden
    guldiyarindan
    mehmetorhandurdu
    imrenceyiz
    rufeydem
    neslinursema3
    ahcihatah
    sevgiylekalin
    kaprislikalp
    murelce
    aysel68
    firdevs78
    pacelladan
    gamze2007
    ksk60
    metekan
    neseli63
    neseli59
    emelceorgu
    kezibanyenge
    ilknur1959
    hulos
    gulnagme
    bastaci
    sabay06
    gonuldeneledokulenler
    hisli
    gocmenkizi
    fzehra
    fatostuncay
    cevrecitemizlik
    duaderyasi
    bahargunesi
    lezzetdilimi
    anemonca
    BoncukDevrim
    boran9
    benduras
    anemonunmutfagi
    kisdusu
    igra
    zeynaa
    Kiana
    sazenusothan
    selosafis
    arzumhobi
    matrakiye
    nurunhobileri
    fatmacalezzetler
    fatma4066
    elifnun
    1964anne
    denizeakannehir
    gulayce
    aykara58
    ikibirson
    sevgikelebegim1
    furkannfm
    bilginerdogan
    success
    elbistanlm
    esrarengiz6178
    islamdunyam
    selinmisirli
    subat75


    Image Hosted by ImageShack.us

    Bağlantılarım

    * google
    * mynet
    * HOBIDUNYAM WOMANFORUM


    Image Hosted by ImageShack.us

    Ziyaretçilerim

    SAYAC VE CBOX KODUNU EKLEYINIZ



    Image Hosted by ImageShack.us

    Bannerim


    BANNER KODUNUZU EKLEYINIZ


    Image Hosted by ImageShack.us

    Dost siteler



    Image Hosted by ImageShack.us

    Saat Tarih










    DUA


    Kocasının çok hasta olduğunu,çalışamaz duruma düştüğünü ve yedi çocuğu ile birlikte aç kaldıklarını ve yiyeceğe ihtiyaçları olduğunu söyler.  
     
     
    Manav ona ters bir şekilde bakarak derhal dükkanını terk etmesini ister.Kadın ailesinin ihtiyaçlarını düşünerek:
    - 'Lütfen efendim' der. 'paramız olur olmaz getirip borcumu ödeyeceğim.'
     
    Manav kendisine bir kredi açamayacağını çünkü onun eski müşterisi olmadığını,kendisinde bir hesabının bulunmadığını söyler.
     
     O sırada dükkanın dışında bekleyen bir müşteri ikisinin arasında devam eden bu konuşmayı dinlemektedir.İçeriye girerek manava yaklaşır ve: 'ben o kadının almak istediklerine kefilim' der. 'ailesinin ihtiyacı olan şeyleri ona ver.'
     
    Bunun üzerine manav çok isteksiz bir şekilde kadına döner ve 'bir alışveriş listen var mıydı? Diye sorar.Kadın 'evet efendim' der. 'tamam' der manav. 'şimdi onu terazinin şu kefesine koy,onun ağırlığınca diğer kefeye istediklerinden koyacağım'
     

    Kadın bir an duraklar,sonra başını önüne eğer ve çantasını açarak üzerine bir şeyler karalanmış bir kağıt parçasını çıkartır ve manavın kendisine gösterdiği kefeye özenle bırakırken başı hala öne eğiktir.
      
    Manavın ve diğer müşterinin gözleri terazinin kefesine dikilirken hayretle büyümüştür.Manav müşteriye dönerek,kısık bir sesle 'inanamıyorum' der.İnanılacak gibi değildir.
     
    Müşteri manava gülerken manav çoktan diğer kefeye eline geçeni doldurmaya başlamıştır ama nafile,diğer kefeyi yerinden bile kıpırdatamamıştır.
     
    Terazinin kefesi artık üzerindekileri alamayacak kadar doldurduğunda çaresiz hepsini bir torbaya doldurarak kadına verir.Şaşkınlıkla üzerinde bir şeyler çiziktirilmiş kağıdı eline alır ve okur.Bir de bakar ki orda bir alışveriş listesi yoktur.Sadece bir dua yazılıdır.
     
     
                        ALLAH'IM

             'Neye ihtiyacım olduğunu ancak sen bilirsin
             Kendimi senin ellerine teslim ediyorum.'
     
     
    Manav taş gibi bir sessizliğe bürünmüştür.Kadın kendisine teşekkür ederek dükkandan ayrılır.Müşteri manavın eline bir miktar para tutuştururken 'her kuruşuna değdi' der.Daha sonra manav terazisinin kefelerinin kırılmış olduğunu görür.
      
    Bizim için hiçbir bedeli,masrafı ve karşılığı olmayan,güzel bir hediyedir.  
     

          DUA 
     
      
    Dünyaca ünlü Türk cerrahı Dr Mehmet Öz; 'Dua etmek insani iyileştirir. Ben inançlı biriyim. Her ameliyatımda mutlaka dua ederim. Bence duanın meditasyon, şifa gibi, iyileştirici özelliği var. Ameliyat sonrası hastalarıma da mutlaka dua ettiriyorum. Bunun sağlıklarına çabuk kavuşmalarında müthiş bir etkisi var'
    diyor

      
      DUA 
     
     
    Dindar insanların kalp hastalığı ve kanserden ölme ihtimali yüzde 40 daha az. Dindarlar daha seyrek depresyon yaşıyor, depresyona girince de daha çabuk düzeliyorlar. Güne dua etmekle başlamak, tansiyonun düşmesine yardımcı oluyor.  
     
     
     
    ALLAHIM BİZLERİ SENİN KULLUĞUNDAN ALI KOYACAK HERŞEYDEN UZAK TUT...
     
     
    DUA VE TESLİMİYETİ NASİP ET ...

    AMİN !''
     
     
     
     
     BU YAZIYI OKUDUGUNDA YÜREKTEN AMİN DİYECEĞİNE İNANDIĞINIZ  HERKESE YOLLAMANIZ VE DUALARINIZ İÇİNDE KISA DA OLSA BİZİMDE İSMİMİZİN GEÇMESİ DİLEĞİYLE
    ...

    Tarih: , 9/4/2009 Kategori: kıssadan hisse
    Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

    Köyün ağası

     

    Dededen, babadan kalma bir zenginlikti onunki. Malları da, namı da ata yadigârıydı. Varsın olsun. Ona göre, sorun yoktu. Zira, onu köyün bir numaralı adamı yapmaya yetecek kadar malı da vardı, namı da...
    Ağa demek, bir bakıma, köyün padişahı demekti. Sözünün üstüne söz gelmezdi. Hele bir gelsin; getiren ya anında özür diler, ya derhal karşısından kalkardı. Hele kalkmasın; başkaları kaldırırdı. Hele kaldırmasınlar; ağa yapacağını bilirdi. Önünde yürüyen de olmazdı, ardından konuşan da. Ağaydı bugüne bugün. Köy küçüktü gerçi, ama ağa büyük adamdı.
    Herşey iyi hoştu da, ağanın ağzının tadını kaçıran bir sorun vardı. O da hallolsa, hiçbir sorun kalmayacaktı. Ağa, köyün imamından yana dertliydi. Gerçi kendisinin namaz-niyazla fazlaca işi yoktu. Allahını bildiğini, çok sevdiğini söyler;Yalnız, Allahla kul arasına girmeye gerek yokdiye eklerdi. Namaz, onunla Allahı arasında bir meseleydi.
    Yine de, köyün camisine hiç uğramamak olmazdı. Gavur değiliz herhalde. Ağa, her Cuma günü en yeni giysilerini giyer, abdestini alır, etrafına toplananların önüne düşer, caminin yolunu tutardı. Yolda beride görenler selam verir, cami kapısında ise köylüler ona yol açarlardı. O da selamları karşılar, kendisine açılan yoldan gururlu bir eda ile ilerler ve en ön safa kurulurdu. Bu arada, kendi safındakilerden bir adım ileride durmayı da unutmazdı.
    Buraya kadar sorun çıkmazdı da, sorun bundan sonra başlardı. Zira, hutbesini bitirir bitirmez minberden inen imam, kalabalığı yara yara öne doğru ilerler, tam da ağanın önüne yerleşirdi.
    Her Cuma tekrar tekrar yaşanan bu durum ağayı elbette memnun etmiyordu. Ağalık otoritesini rencide eden bu durum, ağa kadar, oğlunun da canını sıkıyor olmalıydı ki, bir keresinde, Niye babamın önüne geçiyorsun?diye çıkışmıştı imama. İmam oğlunun bu densizliğini ağaya açınca, ağa da ağzındaki baklayı çıkarmadan rahat etmemişti. Oğlan yanlış yapmış imam efendi, ama sen de fazla önümde duruyorsun. Bu işi düzeltmek lâzım.
    Bu görüşmenin üstünden çok zaman geçmeden, sorun, hiçbir ilave sorun çıkmadan çözülüverdi. Ağa, en sonunda, muradına erdi. Artık en öndeydi, üstelik hiç itiraz eden de yoktu. İmam dahil.
    İmam, Er kişi niyetine! diyerek cenaze namazına çoktan başlamıştı bile...
    ALINTI

    (Çok zengin olmak da üstün olmayı gerektirmez. Karunun çok malı vardı. Malı ile beraber kahrolup gitti.
    Kibirden sakının. Topraktan yaratılıp, yine toprağa dönecek olan bir varlığın kibirlenmesi, bugün var, yarın yok olan bir varlığın kendini beğenmesi ne kadar anlamsızdır.)


    Tarih: , 4/4/2009 Kategori: kıssadan hisse
    Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

    99 KİŞİYİ ÖLDÜREN ADAM

    Sevgili Peygamberimizden bizlere tövbe konusu ile ilgili çok önemli bir hadis gelmiştir. Efendimiz zamanın birinde yaşanmış bir olayı şöyle anlatmaktadır.
    “Vaktiyle doksan dokuz kişiyi öldürmüş bir adam vardı. Bu zât yeryüzünde en büyük âlimin kim olduğunu soruşturdu. Ona bir râhibi gösterdiler.
    Bu adam râhibe giderek:
    - Doksan dokuz adam öldürdüm. Tövbe etsem kabul olur mu? diye sordu.
    Râhip:
    - Hayır, kabul olmaz, deyince onu da öldürdü. Böylece öldürdüğü adamların sayısını yüz’e tamamladı. Sonra yine yeryüzünde en büyük âlimin kim olduğunu soruşturdu. Ona bir âlimi tavsiye ettiler. Onun yanına giderek:
    - Yüz kişiyi öldürdüğünü söyledi; tövbesinin kabul olup olmayacağını sordu.
    Âlim:
    - Elbette kabul olur. İnsanla tövbe arasına kim girebilir ki! Sen falan yere git. Orada Allah Teâlâ’ya ibadet eden insanlar var. Sen de onlarla birlikte Allah’a ibadet et. Sakın memleketine dönme. Zira orası fena bir yerdir, dedi.
    Adam, denilen yere gitmek üzere yola çıktı. Yarı yola varınca eceli yetti.
    Rahmet melekleriyle azap melekleri o adamı kimin alıp götüreceği konusunda tartışmaya başladılar.
    Rahmet melekleri:
    - O adam tövbe ederek ve kalbiyle Allah’a yönelerek yola düştü, dediler.
    Azap melekleri ise:
    - O adam hayatında hiç iyilik yapmadı ki, dediler.
    Bu sırada insan kılığına girmiş bir melek çıkageldi. Melekler onu aralarında hakem tayin ettiler.
    Hakem olan melek:
    - Geldiği yerle gittiği yeri ölçün. Hangisine daha yakınsa, adam o tarafa aittir, dedi.
    Melekler iki mesâfeyi de ölçtüler. Gitmek istediği yerin daha yakın olduğunu gördüler. Bunun üzerine onu rahmet melekleri alıp götürdü.”(Riyazü’s-Salihin, Hadis No:21)

    Eğer Allah'ın sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı ve Allah gerçekten tevbeleri kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı (ne yapardınız)?
    (Nur Suresi, 10)
    ALLAH tevbesi kabul görenlerden eylesin AMİN..
    SELAM VE DUA İLE 

    Tarih: , 20/3/2009 Kategori: kıssadan hisse
    Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı
    <- Son Sayfa Sonraki Sayfa ->



    BLOG DÜZENLEME MUAZZEZ